
Teknoloji girişimleri için yatırım alma, çalışan bağlılığını artırma ve şirket değerlemesini güçlendirme süreçlerinde teknogirişim rozeti daha kritik hale gelmiştir. 7582 sayılı Kanun ile birlikte teknogirişim şirketlerini ilgilendiren yeni düzenlemeler yürürlüğe girdi.
Yeni düzenlemeler özellikle teknogirişim rozeti sahibi şirketlerin paya dönüştürülebilir borç sözleşmeleriyle yatırım almasını kolaylaştırmakta ve çalışanlara sağlanan hisse bazlı teşviklerde vergi avantajını genişletmektedir. Bu nedenle teknoloji ve yenilik odaklı girişimlerin teknogirişim rozeti başvuru sürecini yalnızca bir belge alma işlemi olarak değil, yatırım ve büyüme stratejisinin parçası olarak değerlendirmesi gerekmektedir.
Teknogirişim Rozeti Nedir?
Teknogirişim rozeti, teknoloji ve yenilik tabanlı, ölçeklenebilir iş modeline sahip girişimlerin belirlenmesi ve belgelendirilmesi amacıyla verilen resmi bir statüdür. Girişimin teknoloji odaklı yapısını, yenilikçi iş modelini ve ölçeklenebilir büyüme potansiyelini ortaya koyan önemli bir göstergedir. Yeni düzenlemeler sonrasında teknogirişim rozeti yalnızca tanınırlık sağlayan bir belge olmaktan çıkmış olup yatırım, sermaye yapısı ve çalışan teşvikleri açısından doğrudan etkisi olan bir araç haline gelmiştir.
Teknogirişim Rozeti Neden Önemli Hale Geldi?
7582 sayılı Kanun ile teknogirişim şirketleri için iki temel başlık öne çıkmaktadır:
- Paya dönüştürülebilir borç sözleşmeleri ile yatırım alma süreçleri
- Çalışanlara verilen pay senetlerinde gelir vergisi istisnası
İki başlık özellikle erken aşama ve büyüme aşamasındaki teknoloji girişimleri açısından doğrudan önem taşımaktadır. Çünkü teknoloji girişimlerinin büyük kısmı, yüksek büyüme hedefiyle dış yatırım aramakta ve nitelikli insan kaynağını elde tutmak için hisse bazlı teşvik modellerine ihtiyaç duymaktadır.
Paya Dönüştürülebilir Borç Sözleşmeleri İçin Yeni Kolaylık
Teknogirişim rozeti sahibi halka açık olmayan şirketler için paya dönüştürülebilir borç sözleşmeleri kapsamında önemli bir düzenleme yapılmıştır. Paya dönüştürülebilir borç sözleşmesi, yatırımcının şirkete sağladığı finansmanın belirli şartların gerçekleşmesi halinde şirket payına dönüşmesini sağlayan yatırım modelidir. Bu yapı, uluslararası girişim sermayesi piyasalarında sıklıkla kullanılmaktadır.
Yeni düzenleme ile teknogirişim rozeti sahibi halka açık olmayan şirketlerin bu sözleşmelere dayalı şarta bağlı sermaye artırımlarında Türk Ticaret Kanunu’nun şarta bağlı sermaye artırımı hükümlerinin bazıları uygulanmayacaktır. Özellikle erken aşama teknoloji girişimlerinin yatırım süreçlerini daha esnek şekilde yapılandırabilmesi açısından önemlidir. Şirketler, yatırımcılarla yapacakları finansman anlaşmalarında borcun hangi şartlarda paya dönüşeceğini, değerleme mekanizmasını, dönüşüm tarihini ve pay sahipliği yapısına etkisini önceden planlamalıdır.
Çalışan Hisse Opsiyonlarında Vergi Avantajı Genişletildi
Teknoloji girişimleri için nitelikli personel bulmak ve elde tutmak temel sorunlardan biridir. Yazılım, yapay zeka, siber güvenlik, biyoteknoloji, oyun teknolojileri, fintek ve derin teknoloji alanlarında faaliyet gösteren girişimler büyük şirketlerle maaş rekabetine girmekte zorlanabilmektedir. Bu nedenle çalışan hisse opsiyonu teknoloji girişimleri açısından önemli bir teşvik aracıdır. Şirketler, çalışanlarına bedelsiz veya indirimli pay senedi vererek uzun vadeli bağlılık sağlayabilecektir.
7582 sayılı Kanun ile teknogirişim şirketleri tarafından çalışanlara verilen pay senetlerine ilişkin gelir vergisi istisnasının üst sınırı artırılmıştır. Önceki yapıda yıllık brüt ücret tutarı üzerinden dikkate alınan sınır, yıllık brüt ücretin iki katına çıkarılmıştır. Teknogirişim şirketlerinin çalışanlarına daha etkili hisse bazlı teşvik modelleri sunabilmesini sağlayabilecektir. Ancak bu yapı kurulurken çalışan sözleşmeleri, pay devir şartları, elde tutma süreleri, vergisel sonuçlar ve şirket ortaklık yapısı birlikte değerlendirilmelidir.
Teknogirişim Rozeti Kimler İçin Uygundur?
Teknogirişim rozeti her şirket için uygun bir statü değildir. Başvuru yapacak girişimlerin temel olarak teknoloji ve yenilik tabanlı, ölçeklenebilir bir iş modeline sahip olması beklenmektedir.
Genel olarak aşağıdaki niteliklere sahip girişimler için teknogirişim rozeti başvurusu değerlendirilebilir:
- Türkiye’de kurulmuş şahıs veya sermaye şirketleri
- KOBİ niteliği taşıyan işletmeler
- Bağımsız işletme statüsündeki girişimler
- Kuruluş tarihinden itibaren 15 yılı geçmemiş şirketler
- Teknoloji ve yenilik odaklı ürün, hizmet veya iş modeli geliştiren girişimler
- Ölçeklenebilir büyüme potansiyeli bulunan şirketler
Teknoparkta faaliyet gösteren şirketler, TEKMER kabulü bulunan girişimler, TÜBİTAK 1512 veya 1812 programlarından yararlanmış teknoloji girişimleri bu kapsamda ayrıca değerlendirilebilmektedir.
Teknogirişim Rozeti Başvurusu Neden Ertelenmemeli?
Yeni düzenlemelerle birlikte teknogirişim rozeti, yatırım ve çalışan teşvikleri açısından doğrudan sonuç doğurabilecek bir statü haline gelmiştir. Özellikle yatırım görüşmesi yapan, paya dönüştürülebilir borç sözleşmesi planlayan veya çalışanlarına hisse opsiyonu vermek isteyen girişimlerin bu belgeyi önceden değerlendirmesi gerekir.
Başvuru sürecinin yatırım görüşmelerinden sonra gündeme alınması, bazı durumlarda zaman kaybına ve sözleşme yapılandırmasında belirsizliğe yol açabilir. Bu nedenle teknogirişim rozeti uygunluk analizi, yatırım süreci başlamadan önce yapılmalıdır.
Girişimlerin Dikkat Etmesi Gereken Başlıklar
Teknogirişim rozeti ve yeni düzenlemelerden yararlanmak isteyen şirketlerin yalnızca başvuru formuna odaklanması yeterli değildir. Şirketin mevcut yapısı, yatırım planı ve insan kaynağı stratejisi birlikte analiz edilmelidir.
Bu kapsamda dikkat edilmesi gereken temel başlıklar şunlardır:
- Şirketin teknogirişim rozeti başvuru şartlarını sağlayıp sağlamadığı
- İş modelinin teknoloji ve yenilik yönünün net ifade edilmesi
- Ürün veya hizmetin ölçeklenebilirlik potansiyelinin ortaya konulması
- Mevcut veya planlanan yatırım sürecinin değerlendirilmesi
- Paya dönüştürülebilir borç sözleşmesi ihtiyacının analiz edilmesi
- Çalışan hisse opsiyonu modelinin hukuki ve vergisel açıdan yapılandırılması
- TÜBİTAK, KOSGEB, teknopark ve TEKMER geçmişinin başvuruda doğru konumlandırılması
Refero Danışmanlık Teknogirişim Rozeti Sürecinde Nasıl Destek Sağlıyor?
Refero Danışmanlık, teknoloji girişimleri, Ar-Ge şirketleri, teknopark firmaları ve yatırım odaklı büyüme hedefleyen işletmeler için teşvik, hibe, Ar-Ge ve mevzuat süreçlerinde danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Teknogirişim rozeti başvuru sürecinde şirketin teknoloji ve yenilik yönünün doğru kurgulanması önemlidir. Başvuruda projenin iş modeli, teknik altyapısı, ölçeklenebilirliği, pazar potansiyeli ve destek geçmişi bütüncül olarak ele alınmalıdır.
Refero Danışmanlık bu kapsamda;
- Teknogirişim rozeti uygunluk analizi,
- Başvuru dosyası hazırlığı,
- Teknoloji ve yenilik yönünün yapılandırılması,
- Ölçeklenebilir iş modeli anlatımının güçlendirilmesi,
- TÜBİTAK, KOSGEB, teknopark ve TEKMER geçmişinin başvuruya entegrasyonu,
- Yatırım ve teşvik süreçlerine uygun yol haritası hazırlanması
konularında firmalara destek sağlamaktadır.
Teknogirişim Rozeti Yatırım Süreçleri İçin Stratejik Hale Geldi
7582 sayılı Kanun ile teknogirişim rozeti sahibi şirketler için yatırım ve çalışan teşvikleri bakımından daha güçlü bir zemin oluşmuştur. Paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine ilişkin kolaylıklar ve çalışan hisse opsiyonlarında genişleyen vergi avantajı, teknoloji girişimleri için doğrudan büyüme aracı niteliğindedir. Bu nedenle teknoloji ve yenilik odaklı girişimlerin teknogirişim rozeti başvuru sürecini ertelememesi, şirket yapılarını yatırım ve büyüme hedefleriyle birlikte değerlendirmesi gerekmektedir.

